TANIM: Göz yaşının eksik salgılanmasına ya da yeterli salgılanan göz yaşının stabilitesinin bozuk olmasına bağlı görülen klinik durumdur.

SEMPTOMLAR VE BULGULAR: Gözlerde batma , yanma , ışığa duyarlılık, kuruluk hissi, paradoksik sulanma ,bulanık görme şikayetleri yapar. Göz kapağı aralığında kızarıklık, ileri olgularda yapışkan lifler oluşabilir.

SEBEPLER VE RİSK FAKTÖRLERİ: İlerleyen yaşlarda ve bayanlarda görülme sıklığı daha fazladır. Uzun süreli kullanılan birçok sistemik ilaç( antihipertansifler,antidepresanlar vs…) göz kuruluğuna yol açabilmektedir. Ağız kuruluğu ve eklem iltihaplarının eşlik edebildiği otoimmmün hastalıklarda da göz kuruluğu görülebilmektedir. Göz kapaklarının yapısal veya fonksiyonel bozuklukları, kronik kirpik dibi iltihapları, kontakt lens kullanımıda göz kuruluğu sebeplerindendir.

YARDIMCI TETKİKLER VE TANI : Hasta hikayesi ve biyomikroskobik olarak tanı konulabilir. Bunun yanında göz yaşı miktarı hakkında bilgi veren schirmer (Şekil-A) , göz yaşı kırılma zamanı (Şekil-B), göz yaşı menisküsü testleri yapılabilir veya  floresan / rose bengal boyamalarla göz yüzeyinin kuruluktan ne kadar etkilendiği tespit edilebilir.

TEDAVİ: Sebep tespit edilirse sebebe yönelik tedaviler uygulanır.Göz kuruluğu şikayetleri artırabilecek çevresel faktörlere karşı önlemler alınabilir( Göz kırpma sayısının arttırılması, ortam neminin arttırılması,ortam ısısının ayarlanması, ortamdaki hava sirkülasyonunun  değiştirilmesi, ortam ışığının ve ışık yansımalarının azaltılması, çalışma ortamında ekran ile olan ilişkinin düzenlenmesi, ortamdaki sigara dumanı ve tozun azaltılması vs…) Bunun haricinde eksik olan göz yaşının yerine konulması tedavinin ana unsurunu oluşturmaktadır. Burada suni göz yaşı damlalar, jeller ve yahut göz yaşı bezinin fonksiyonunu düzenleyici topikal immünsupresif ilaçlar kullanılabilir. İlaç tedavilerinin yetersiz kaldığı durumlarda göz yaşı kanallarının geçici yada kalıcı olarak ağızları kapatılarak mevcut göz yaşından azami fayda sağlanabilir.